Skip to content
  • Finansman Bulmak
    • İş Planlaması

HSBC EY: Sürdürülebilir Bina Uygulamaları Raporu

  • Makaleler

2050 yılına gelindiğinde, dünya nüfusunun %70’inin şehirlerde yaşayacağı tahmin edilmektedir. Giderek artmakta olan bu kentsel yaşam tarzı dünya çapında yeni ve daha iyi binaların inşa edilmesini gerektirecektir. Sürdürülebilir bina uygulamaları; iklim değişikliğine ilişkin şehirlerin hem kendi taahhütlerini hem de ülkelerin Ulusal Çapta Belirlenen Katkılarını yerine getirmelerini sağlamakla birlikte, iklim değişikliğinden etkilenmeyecek şekilde geleceğe yönelik altyapı sistemlerinin inşa edilmesine olanak sağlar.

Sürdürülebilir bina uygulamalarına geçişin mümkün olmasına ve arzu edilmesine rağmen, özellikle değişikliklerin inşaat sektörü değer zincirinin her alanında yapılması gerektiğinden yeşil bina uygulamalarının olağan hale gelmesinin önünde birçok engel bulunmaktadır. Bu talebin hala gündemde kalmasını sağlayan etmen; binalarda doğrudan alınacak önlemlerin (örneğin; enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji), potansiyel olarak küresel çapta 2050 yılına kadar sera gazı emisyonlarında 84 milyar tona varan karbondioksit azalımı sağlayabileceği (birtakım hesaplamalara göre) gerçeğidir ki bu da 467 milyar adet ağaç dikmek ile eşdeğerdir.

Enerji verimliliği tek başına ele alındığında, 16-270 milyar ABD doları seviyesinde bir yatırım yapıldığında 459 milyar ABD doları kadar bir maliyet tasarrufu elde edilmesi mümkündür. Bunu daha net açıklamak gerekirse, söz konusu tahmini hesaplamanın en yüksek değeri dikkate alınsa dahi bu yatırım, 2050 yılına kadar dünya çapında fosil yakıt sübvansiyonlarına harcanması beklenen 850 milyar ABD dolarının üçte birinden daha azdır.

Sürdürülebilir bina uygulamalarına geçişin birçok faydası olduğu açıkça görülmektedir. Bu faydalar aynı zamanda pek çok alan için geçerlidir.

Politika yapıcılar, şehir planlamasına sürdürülebilir bina hususlarını dahil ederek, enerji ve su ile ilgili sübvansiyonları yeniden gözden geçirerek önemli oranda çevresel ve sosyo-ekonomik fayda sağlayabilir. Finans kuruluşları ve yatırımcılar, yeşil binaların finansmanına yönelik ürünler geliştirerek piyasadaki büyümeden faydalanabilirler. Müteahhitler ve gayrimenkul sahipleri, daha verimli binalar tasarlamak, inşa etmek ve işletmek için kendi iş ve sürdürülebilirlik stratejilerini planlayarak paydaşları ile birlikte hareket edebilirler. Diğer yandan, inşaat piyasasına nihai olarak yön veren kiracılar da daha sürdürülebilir olan yaşam ve çalışma alanlarını tercih edebilir.

Rapor için tıklayın (PDF, 3.2MB)